12 Kasım 2017 Pazar

DİYECEĞİ BİR ŞEY OLDUĞU YENİ YASA TASARISI ve İNTERNET ÇAĞINDA EMLAKÇILIK...

Herşey bir köşe yazarının "internet çağında emlakçıya ne gerek var" yazısıyla başladı...

Bu da bir bakış açısı elbette...
Bundan yıllar önce Levent Remax Plaza ofisinde gayrimenkul danışmanıyım, iki beyefendi geldi oturdu karşıma. Kendilerini tanıttılar ve birer de kartvizit verdiler. Villa arıyorlardı kiralık...
Bütçe problemleri yoktu....
Biraz hoş beş ettikten sonra At yarışları için at ürettiklerini anlattılar ve en kısa zamanda alternatif evleri görmek istediklerini söylediler... İnsanları yargılamak haddimiz değil elbette, kılık kıyafete göre paranın ve imanın kimde olduğunun bilinmediği gerçeğini de baştan kabul ettik.
Ancak arkadaşların oturuşunda o hava yok. Ofise o kadar çok belli kesimden insan geliyor ki oturuştan kalkışa, el hareketlerinden bacak bacak üstüne atışa kadar pek çok şeyi okuyabiliyoruz.
Bu arkadaşlarda o oturuş yok. Ses öyle çıkmıyor. Adamlar gittiler, dayanamadım. Jokey kulübünü arayıp adları soruşturdum. Evet böyle isimlerin ,böyle atları var ve evet bu işi yapıyorlar. Telefondaki adama kişileri tarif ettim ve ofisimize gelindiğini anlattım. Adam beni birilerine bağladı, anladık ki isimler doğru kişiler yanlış. Gerçek kişi o sırada İnegölde. Bir daha da kendilerinden haber alamadık zaten.
Dayılarının sahte vekaletnamesiyle değeri yüksek binasını satmak isteyen sahte kimlikli iki gencin gelmesi gibi. Meslektaşım ısrarla tapudan dayıya ulaşıp durumu araştırmış tüm bilgiler doğru olmasına rağmen kişilerin tüm evrakları sahte yaptırdıkları ortaya çıkmıştı. Çağ internet çağı ama insan hep aynı. Belki de herşeye rağmen nitelikli insanların hayatlarımızın en önemli yatırımını güven içinde ele alması gerekmektedir. Evet bu meslek grubunda diğer meslek gruplarına rağmen daha fazla eğitimsiz kişi var. Maalesef daha fazla suistimale açık bir meslek. Kişilere biraz olsun güven veren, oturmasını kalkmasını bilen, ettiği kelama itibar edilebilen insanlar özellikle 2001 krizinden sonra bu sektöre girmeye başladı. Hiç bir itibarı olmayan bu sektör pek çok yerli ve yabancı şirketlerce itibarlı, vergisini ödeyen kişilerin oluştuğu bir forma sokulmaya çalışılınıyor yıllardır. Bunun farkında olan teknoloji şirketleri kızışan bu yarış ve ekonomideki duraksamayla birlikte oluk oluk para akıtarak yatırımlar yaptılar, ve yatırdıklarının misliyle parayı talep etmeye başladılar. En basit internet pazarlama sitesine üyeliğinin ortalamada 12.000 TL olduğu bir dönemdeyiz. Sadece bir siteye üyelik ise hiç kimseyi pazarda var edemiyor maalesef.. En küçük ofisin ortalama maliyeti 17.000 TL'nin altına düşemiyor ayda.

İnsanların ev alıp satarken ya da kiralama yaptıklarında oranların yüksekliğinden şikayet ettiklerini en iyi bu sektörün içindekiler biliyor.
Evet oranlar böyle olsun. İnsanlar gönül rahatlığı ile çıkarıp bu parayı aracılık hizmeti veren kişiye ödesinler. O halde pazarlama maliyetlerinin onda bir'e düşmesi sağlanıp, gelir vergisi oranlarının sektöre göre düzenlemesi gerekecek herhalde. O da verilirse elbette. Kaç şirket bunu verecek? Bu tür ofislerden stopaj alınmayacak herhalde...? En iyi gayrimenkul danışmanı yılda ortalama dokuz ay iş yapabilmektedir. Her yer Ulus, Etiler değil, her yerde bir kiralama bedeli 3000-5000 TL'den başlamıyor. Bu halde insanlar bir de paylaşımlı yani diğer meslektaşlarıyla yardımlaşarak iş yaparken bir birlerine çelme takmaya çalışacaklar. Evin pazarlama değerlerinin üzerine danışman kafasına göre bir marj koyacak muhtemelen. Kurumsal firmalar üniversite mezunu danışmanları eğitip pazara sokasıya kadar zaten sistem böyle yürüyordu. Ben bu sektöre 2005 yılında girdiğimde bazı kişilerin bir daire satışından aldığı hizmet bedelinin yanı sıra yüz bin lira en az para kazandığına bilakis şahit oldum. Yerse? Yiyordu da... On denemeden dokuzunda da yiyecek. Belki içlerinden birinin şansı yaver gitmeyecek.
Ofisler izbe yerlede tutulacak . Ofis açma sermayesine sahip olmayan danışman ne yapacak, ortağını mı kazıklayacak ? Franchise alan ofis sahibi nasıl kalkacak tüm masrafların altından???
O zaman en başa dönülecek. Kapı önünde oturup tavla oynayan, ayakkabılarının arkasına basarak dolaşan bir kitle türeyecek yine...Berber dükkanından ev göstermeye uzayan serüvene hoş geldik. Yani Araplara satış yaparken daire fiyatının üzerine en az yüzde on fiyat koyan ofisler muhtemelen bundan etkilenmeyecekle?  Memleketi toptan Araplara satmayacaksak bizleri büyük bir değişim bekliyor.
Evet oranlar bunlara düşsün. Hiç itirazım yok. Makul olan ve insanların baştan kabul ettikleri oranlar zaten bunlar. Ama o halde geri kalan her şeyi de değiştirelim ki telefon açtığınızda size düzgün bilgi veren, armut gösterip elma satmaya çalışmayan, sahte evrakla dairenizi elinizden almaya çalışan insanlara engel olabilecek birikime sahip  insanlarla çalışabilin.
Bu tasarı bu şekliyle çıkarsa çok insanın canı yanacak gibi görünüyor. Ve bunların büyük bir kısmı bu işi yapan insanlar olmayacak bence.


Hiç yorum yok:

Yolları Özlemek...

Acayip yaşlar bunlar... Toy değilsin, yaşlı değilsin, olgunsun ama olmayasın var. Olmama ihtimalin yok. Arafın köprüden önceki son çıkışı g...