15 Kasım 2017 Çarşamba

FITI FITI MAX GÜNLÜKLERİ

Bir zamanlar, ki yedi yıl olmuş, arabam uzun bir tadilat dönemine girmişti ve ben bir scooter kiralamıştım. O zamanlar mantıklı fiyatlardı ve en çok korktuklarımın ilk üç sırasında yer alan bir scooter ile yollara düşmüştüm. Bir geçiş sürecinde olan hayatıma renk getirmiş ve bir dönüm noktasını temsil etmişti o minicik iki tekerli ürkünç alet.
Aradan yılar geçti ve hayat sanırım beni bir başka dönüm noktasına ve başka bir yolculuğa hazırlıyor çünkü en çok korktuğum bu alet yine karşıma çıktı, önüme düştü ve ben onunla yollara çıkmaya  itelendim... Ekonomik sınıf araç kiralamada bir dar boğaz var bu günlerde. Ülkemin tamamı araç kiralıyor anlaşılan. Kaldım yayan, arkadaşlarımdan ikisi hızır görevi yaptılar çünkü motor kiralama fiyatlarıyla mercedes kiralanabiliyor... 
Ve bugün ilk günümüzdü. Fıtı fıtı max ağır bir arkadaş, ve ben nasıl korkuyorum anlatamam. Sabah sabah başlayacak olan koşturmacanın arasına bir de cenaze merasimi sıkıştırmak durumundayım. Çok sevdiğim ve saydığım biriydi rahmetli. Gitmemeyi düşünemem bile. 
Zar zor düştük yollara .... Orası burası tamam da, biraz tedirgin biraz titrek halletik ve ısındık birbirimize. Şimdi Fatih camiine cenazeye gitmek lazım. E-5 müthiş bir sınav. Gaza basıyorsun ama fıtı fıtı diye bir ses geliyor Max'den. Onun koşası değil, paytak paytak yürüyesi var çünkü. Fatihe gitmek sorun değil, camiyi de bulmak lazım. Yolda durup bir kaç vatandaşa sordum. Beni biraz yadırgamış olabilirler mi acaba? Sanki....
Oradan buradan döndüm ve sürpriiiizz pazar var. Bana bir yol tarif ettiler.Benden üç kat ağır bu arkadaşımla girdik bir yola ama girmeseydim ecelimden on yıl kazanacaktım. Daracık yollar ve her yerden pazar poşetleriyle birileri fırlıyor ve bu yetmiyormuş gibi dönülebilecek tüm yollar kapalı ve ben fıtı fıtı max'i taşıyorum. Camiden gittikçe uzaklaşıyorum.Daracık bir arnavut kaldırımı yolda bir minicik dükkan önü buldum. Ama az geçmiş oldum .Bir tümsek var tam arkamda, geri gelmiyor max. Ağırlığım onu geri çekmeye yetmiyor.Arkamda bir araba. Durdum, indim. Arkadaşın yanına gittim.Buradan geçmek istiyorsan bu motoru bana bu dükkanın önüne çekmen lazım dedim. Adamcağız şaşkın. Ezan okundu okunacak. Adamcağız kan ter içinde geri çekti motoru, nasıl taşıyorsun sen bunu yahu dedi. Anlatması çok uzun, sustum, Teşekkür ettim. Dükkandan kapalı bir abla çıktı. Ezan okunuyor, hay lanet olsun dedim. Lanet okuma öyle dedi. La havle vela kuvvete dedim uslu uslu. Mont ile kaskı kadının eline tutuşturup ,ablacım sen bunlara bir göz kulak olsana ben cenazeye yetişeyim dedim. Kadın bir monta bir de nü deniz kızı motifli kaska baktı, dükkana gidip onu oraya attığına eminim tövbe tövbe diyerek. Ablacım ben balıkları, ahtapotları görerek almıştım, valla deniz kızından haberim yoktu diyesim geldi ama acelem var, atma noolur bile diyemedim.
Rahatlığın farkındasınız değil mi? Bu fıtı fıtı max rahatlığı işte. Bu aletler insanın üzerinde böyle bir değişim yaratıyorlar. Koşa koşa yetiştim çok şükür ama cami büyük. Oraya buraya bakıyorum cenazeyi göremiyorum.Doğru mu geldim ki? Cübbeli, şalvarlı bir amca yürüyor, abi dedim Fatih camii burası mı? Adam  şaşkın, evet dedi. E cenaze nerede diye sordum. Adam güldü, cenazeler caminin diğer tarafında, kardeşim ne bileyim ben bekçimiyim de diyebilirdi. Hakkıdır..  O diğer taraf var ya en az 500 metre. Nasıl büyük bir camisin sen ? Koşuyorum artık yapacak bir şey yok. Şimdi mesele ben buradan geri dönüş yolunu nasıl bulacağım. Döndüğümde mont, kask ve en önemlisi fıtı fıtı max yerinde mi olacak? Kafamda deli sorular. Tanıdıklarımla selamlaşma, rahmetliye son görevimizi yerine getirme faslı. Allah gani gani rahmet eylesin. Nişan kurdelemi o kesmişti, yeri başkadır, dünya tatlısı bir adamdı... Sevdiklerimiz teker teker göçüp gidiyorlar işte. Yaşlanıyoruz yani. 
Zar zor dönüş yolunu buldum, fıtı fıtı max yerinde duruyor, abla gerçekten de atmış kaskı. içimde bir hüzün. Ablacım o benim tek kaskım.Bir de siyah vardı ama kimde nerede bilemiyorum. Yenisi gelene kadar kırmayaydık...
Ve Fatihten çıkıp E-5 üzerinden eve dönüş terletici ama başarılı bir operasyon oldu. Havalar buz kesmeden bir kaç gün daha takılırız birlikte max ile. Alışıp kaynaşırız.  Bakalım hayat bu sefer beni nasıl bir maceraya nasıl bir başlangıca sürükleyecek. Bakalım bu scooter'in misyonu neymiş?

Hiç yorum yok:

Yolları Özlemek...

Acayip yaşlar bunlar... Toy değilsin, yaşlı değilsin, olgunsun ama olmayasın var. Olmama ihtimalin yok. Arafın köprüden önceki son çıkışı g...