Acayip yaşlar bunlar...
Toy değilsin, yaşlı değilsin, olgunsun ama olmayasın var. Olmama ihtimalin yok. Arafın köprüden önceki son çıkışı gibi bir şey...
Yıllar önce beni Türkiyeye getiren dış ticaret şirketinden koşarcasına kaçmıştım.Valizi kapının arkasında yaşar olmaktan sıkılmıştım. Bir sürü şehirlerde yalnız başına dolanmaktan daralmıştım.
Hiç bilmediğim ülkelerde doğum günlerimi tek başına kutlamak ruhumu acıtmıştı bir süre sonra. Yerleşik bir hayata geçme, monoton yaşama kavuşma özlemiyle yanıp tutuşuyordum. Etrafımdaki insanlardan, ailemden uzaklaşmıştım. Bayramlarda üç gün sonra etrafımı algılıyordum. Yorgundum yani.
Neyse gönlümden geçen, hayatın bana eninde sonunda verme gibi bir alışkanlığı var... İstemeyi bilmediğimde o da bir şey veremiyor doğal olarak. Hayatın bekleme zamanlarını böyle açıkladım sonunda. Yoksa duası kabul gören şanslı insanlardanım yani:)))
Çok uzun yıllar sonra, monoton hayat dileğim kabul olduktan sonra yani, hayat ben istemeden bana köprüden önce son çıkış tabelasını gösterme kararı aldı.
Bir vesile ile, bir iş için yollara düşmem gerekti. Erkekler ne şanslılar. Nasılsa çocuklara bakan birileri var, yap programını bas git. Biz kadınlar için üç takla değerindeki bir hamle bu. Tüm organizasyonlar yapıldıktan ve uçak korkum yüzünden otobüs biletim alındıktan sonra düştüm yollara. Küçümsemeyin, otobüs bileti uçak biletiyle aynı maliyet. Hatta daha fazla bile denilebilir. Mesele uçak korkusu. 24 saatin tam on altı buçuk saatini böylece yolda geçirdim. Bu deneyim gelir gelmez doktor bir arkadaşımı arayıp bana xanax reçetesi yaz, uçağa bineceğim dememle sonuçlandı.
Yurdum gerçeğinin yoğun versiyonu fazla geldi.
Çok sıkıldığım yolları özlemişim. Eminim siz de bu duyguyu yaşıyorsunuzdur. Bekar ve sorumlulukların zerresini taşımazken sıkıcı olan bu seyahatler yaş ilerleyip sorumluluklar boyumuzu
aştığında kafa dinlemenin alternatifiymiş. Bir şeyden kaçmanın en iyi yolu, başka bir şeye doğru koşmaktır demişler. Olgun ve aklı başında oluşumuz insan olduğumuz ve zaman zaman yorulduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Tüm sorumluluklarımızı seviyor olsak da, kendimizi özlüyormuşuz. Bizlerden sürekli bir şeyler isteyen isanlardan yoruluyoruz. İnsan Tv karşısında yada bir konserde kendini dinleyemiyor ve dinlenemiyor. Sizi hiç kimsenin tanımadığı yerlerde tekrar birey olabiliyoruz belkide...
Ben de fark ettim ki, yolları özlemişim. Kendimi özlemişim. Anne olmadığım, arkadaş, evlat, kardeş olmadığım bir durumda var olma halini özlemişim. sonra hepsine yeniden geri dönme halini özlemişim. Gitmenin en güzel tarafı eve dönme anıdır.Bunu özlemişim. Valizinle kapıdan sıcak evine, kanepene, oğlunun özledim ama diyen söylemlerine girme anını özlemişim. Kıymet bilmenin en güzel yolu bence bunlar...
Önümüzdeki günlerde bolca kıymet bilecekmişim gibi görünüyor.
Emlakcini:Buralarda yabancıyım,ne yapsam yerel olamıyorum... Amaçsız bir yola çıkıştır bu,yola amaçsız çıkılınca,bir şey bulmak da istemezsin.Karşına iyi bir şey çıkarsa sevinirsin.Kıymetli olur,beklenilmediği ve umut edilmediği için. Mesele şu,siz kıymet bilirmisiniz? Daha da önemlisi ben bilirmiyim? O kadar büyüdük mü????
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Yolları Özlemek...
Acayip yaşlar bunlar... Toy değilsin, yaşlı değilsin, olgunsun ama olmayasın var. Olmama ihtimalin yok. Arafın köprüden önceki son çıkışı g...
-
Geçenlerde saha koçluğu yaptığım ofislerden birindeki danışmanlardan güzel haberler aldım. Sanki artık arda arda bir şeyler oluyor sağol hoc...
-
Saik Faiğe göre insanı en eksilten sevilmediğini kabullenirkenki çaresizliği, eşsiz kılan da başa çıkarken yaptıkları ve yapamadıkları......
-
Yine bir tuhaf gece, yine bir tuhaf muhabbet ve yine yine akla zincirlenen sorular.... Keşke herkes kadar gri bölgeleri olan bir hayatım ol...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder