Selamlar;
Kalkmışım,güzel bir pazar sabahı, oğlan annemde ,demekki sessiz bir pazar günü de olabilir. Heyooo.Bir anne olarak bile bazen bu sessizliği çok seviyorum.Arkadaşlarıma söz vermişim pazar kahvaltısı edeceğiz birlikte ama elbette bu brunch kıvamında olacak.Biz şeylekler gurubu olarak bölündük bu pazar.Master şeylek ablalarını davet etmiş bizimle gelemiyecek,biliyoruz içi gidiyor ama yapacak bir şey yok,Mr.1000 cc ilk defa evinde misafir ağarlıyacağı için pek bir heyecanlı dolayısıyla ben ve kitten şeylek düştük yola,şarkılarla bağıra bağıra aslanlar gibi gittik çok da keyifli bir pazar kahvaltısı yaptık.Çaylarımızı kahvelerimizi içtik,kaymak ,bal,bilimum pastane ürünleri,(bebişe de nispet yaptık elbette iki arada bir derede) v.s..sohbet,müzik,yayılmışız kanepelere,acele yok,telefonlar çalmıyor,ooooooohhhhhhhhhhhh.Huzur dedim kendi kendime.Oğlumla da konuşup keyfinin yerinde olduğunu öğrendim ya,deymeyin neşheme.Master Şeyleği aramak lazım elbette,yoksa alınır küser ablamız mantığı ile sarıldık telefona veeeeeeeeeee,günün konusu ve baş kahramanı olmadığı için bu durumu sindiremeyen ablamız yapmış yine yapacağını!!!!!!!!!!!!!
Soru :kedi olan eve köpekli misafir niye çağrılır?
hadi çağırdın,o köpek o eve niye getirilir?
hadi getirildi, o kedi niye odaya kapatılmaz?
Hadi kapatılmadı, korkudan deliye dönmüş kedi niye şevkatle kucaklanmaya çalışılınır?
KÖpekle kedinin suçu olabilir mi? Hayııııırrrr, delirmiş kedi master şeyleği kevgire çevirdiği için suçlanabilir mi? Hayıııırrrrrrr.
Hiç kimse suçlanamıyorsa biz niye teselli ekibi olarak mehter takımı gibi Yeşilköydeki rahat ve sessiz koltuklarımızdan kalkıp Tarabyaya gidiyoruz o zaman?
Eh onunda cevabı belli,master şeyleğimizi çok seviyoruz(Huysuz ve tatlı ve paranoyak yengecimizi:)))) Buradaki tek teselli,şeyleğin evi direkt Tarabya koyunu görüyor ve tam gün batımı, yemişim kediyi de koluda getirin bana rakımı diyesiniz geliyor ama demiyoruz elbette,bir kaç ah ve vah cümlesi biraz ev toparlama yardım hattı oluşturma çabası,hadi akşam kahvesi,akşam falları,ya bir terslik var ama!!!!!!
Ablamızın kolu ve eli metamorfoza uğruyor ve şeklini kaybediyor gibi görünüyor,çok panik yapmayalım mantığı ile geyiğe devam ediyoruz ama parmaklar ve el kırmızıya oradan da mora dönünce endişelenip silah zoruyla bir hastaneye gitmeye ikna ediyoruz arkadaşımızı...
Diştük yollara vardık Metrolotan'a ama heyhaaaaattt,sağlık bakanlığının emri var kedi köpek ısırıklarıyla yalnızca devlet hastaneleri ilgileniyor,ya diyoruz ev kedisi,aşılı,nafile; bari şuraya birşey sürün,olmaaaazzz,elleyemezlermiş bile! Bıraksak master şeyleği doğruca eve gidip,neriman köksal suratıyla inleyip uyumaya çalışacak,demekki silah zoruyla Şişli etfale gidiyoruz.ben hiç gitmemişim Etfal'e,allah bir daha da götürtmesin inşallah.(Amiiiiinnnnn)
Üç hatun kişi indik arabadan,ben ortanca şeylek ve baş şeytan üzerimde kısacık bir şort,bembeyaz bacaklar,üzerinde çok sevdiğim bir arkadaşımın aldığı simli bir T-Shirt,surat dahil heryerim parıl parıl parlıyor.Sanırsın pavyondan az önce çıktım buralara düştüm modumdayım,Kitten şeylek de bir sportif hava,kasket,tayt ve omuzu açık bir bluz,neyseki master şeyleğimiz normal insan kıvamında.... Bu durumu değiştirmiyor önce vezne,ardından dahiliye servisi oradan da yönlendirildiğimiz ağır enfeksiyon bölümü maceramız başlamış oluyor.
İnsanlar yaralı,acı çekiyor,ağlayan bebekler,yırtılmış ve sedye özelliği sadece ayaklarındaki tekerleklerde olduğu anlaşılan materyallerin üzerinde baygın yatan insanlar.Olayda hiç komedi unsuru yok,bilhakis yurdum insanının içler acısı hali ama sanırsam onlar bunu unutmuş olsalar gerekki biz nereye yürüsek kafalar oraya dönüyor.Memleketim insanı uzaydan ziyarete gelmişiz gibi yadsıdılar bizi.Muhtemelen;
1- Bu tiplerin paraları var gibi,öyleyse niye buradalar.
cevap:Valla da paramız yok,billa da yok.Temiz pak giyinmek için çok paraya da ihtiyaç yok.
2-Hadi buradalar,yanlışlık olmuşdur kesin.
cevap: Ya valla yanlışlık olmadı,mecburiyetten,hastaneler bize bakmadı.
3-Burası için fazla mutlu görünmüyorlar mı?
cevap: abilerim,ablalarım görünüşe aldanmayın,içimiz kan ağlıyor ama olmuyor bu derdimize çare.Allah beterinden korusun....
Neyse,acildeki dahiliye bölümüne giriyoruz,inleyen bir kaç kişi var ,bizim girişimizle dikkatleri dağılıyor,inlemeyi bırakıyorlar.Oradaki genç arkadaşımız elimizdeki etikete bakıp bilgisayara birşeyler yazıyor,kardeşimizin gözünü açacak hali kalmamış zaten saatte 23:30 civarları diyor ki büyük enfeksiyon bölümüne gideceksiniz.İyi de kardeşim orası nire? Veznenin yanından ikinci kat.Bir korudoru daha geçip insanların an'larını şenlendirip merdivenleri buluyoruz.merdiven merdiven değil dik bir yamaç,aman diyorum baş şeyleğe düşersen dikkat et de arkaya doğru düşme.Zaten sinirlerimiz bozulmuş,bir saattir buradayız daha ilgili yeri bulamamışız.Neyse ilk katı bitirdik doğal olarak ikinci katı tırmanacağız ama heyhaaaattt ikinci kat yok,varsa da burada değil.Floresanlarla aydınlatılmış,beyaz marley kaplı bir kattayız,çıt çıkmıyor zaten kimse de yok,arada bir bir ışık yanıp sönüyor,hastane hastane değil korku filmi anasını satayım.Bir kaç kapıyı zorluyoruz kilitli.Biri büyük enfeksiyon bölümünü çalmış!!!! Katın bir yerleinde gizli bir kapı daha bulduk şans eseri,bir kat daha çıktık,ohhhhh bir kaç insan var,amcanın biri minik karanlık bir odadan umarsızca baktı,şirin şirin sorduk nerededir bu büyük enfeksiyon odası diye,iki kat yukarıda dedi.Ya hani bu ikinci kattaydı,külliyen yalanmış.Bilgisayardaki kardeşimiz neyin intikamını almışsa almış bizden.Ama bu sefer kararlıyız asansöre bineceğiz,bindik de bastık da iki ye, çıktık da ve hatta bulduk da ilgili yeri.
Allah yarabbimmmm,kurtulduk,salvation....Lost dizisinde gibi hissettim bir an kendimi.
Mavi gömlekli bıyıklı abi abi, ne olacaktı dedi,şeyleğin elini gösterdik,bizi bir odaya soktu.Minicikmasanın üzerinde eşşek kadar "Domuz gribi bildirimleri" yazıyor.ama zaten biz artık kopmuşuz,gülmekden ölüyoruz,espri yapıp gülmüyoruz,gülebilmek için konuşuyoruz ve ben de bu arada bu dakikaları ölümsüzleştiriyorum.
Nihayet genç bir doktor hanım kardeşimiz geldi,el'e baktı,ilaç yazacam dedi,dedikki yaz ama kızcağızın ızdırabını almak için bir şey yapamazmısın? Yok yapamazmış ama bakışlar daha çok ölmüyorsan ilgiyi hak etmiyorsundur tarzındaydı.Biz de şansımızı zorlamak istemedik zaten.Orada birşeyler yaptırmak daha çok bir enfeksiyon sebebiymiş gibi göründü gözümüze.
Kedinin aşı karnesini istediler,getiririz dedik.
Biraz kızgınız ama,b iz iki saattir buralarda bu kızcağızın ıstırabı dinsin diye dolaşıyoruz ama reçeteyi alıp çıkıyoruz.Dönüş yolumuzda ayrıca maceralıydı,asansör deki kopuşumuz da ama benim yazacak sizin de okuyacak haliniz kalmamıştır muhtemelen.
Gece yarım döndük evlere,attık kendimizi yataklara,böylece 3 şeylek şişli Etfali ziyaret etmiş oldu.Biz bu ziyareti unutmayacağız ama binlerce insanın mecburiyetten doldurduğu korku filmi koridorlar bizi anımsamayacak,ilk amacımız kendimizi hiç anımsatmamak.
Son bir anektot:Çıkış yolunu bulmuşuz,mutluyuz,yürürken sedyenin ucunda bir kask çarptı gözüme,allah dedim motor kazası,hadi gelin bir bakalım.Kafaları uzattık,bir genç arkadaşımız arkasını dönmüş yatıyor üstü kısmen örtülü,sadece kalça bölümünü görüyoruz ve üçümüz de aynı anda yok tanımıyoruz dedik.Ya neresinden tanımadık,buna nasıl karar verdik? Bilmiyoruz ama oradan çıkıp kendi hayatlarıma geri geldik....
Emlakcini:Buralarda yabancıyım,ne yapsam yerel olamıyorum... Amaçsız bir yola çıkıştır bu,yola amaçsız çıkılınca,bir şey bulmak da istemezsin.Karşına iyi bir şey çıkarsa sevinirsin.Kıymetli olur,beklenilmediği ve umut edilmediği için. Mesele şu,siz kıymet bilirmisiniz? Daha da önemlisi ben bilirmiyim? O kadar büyüdük mü????
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Yolları Özlemek...
Acayip yaşlar bunlar... Toy değilsin, yaşlı değilsin, olgunsun ama olmayasın var. Olmama ihtimalin yok. Arafın köprüden önceki son çıkışı g...
-
Geçenlerde saha koçluğu yaptığım ofislerden birindeki danışmanlardan güzel haberler aldım. Sanki artık arda arda bir şeyler oluyor sağol hoc...
-
Saik Faiğe göre insanı en eksilten sevilmediğini kabullenirkenki çaresizliği, eşsiz kılan da başa çıkarken yaptıkları ve yapamadıkları......
-
Yine bir tuhaf gece, yine bir tuhaf muhabbet ve yine yine akla zincirlenen sorular.... Keşke herkes kadar gri bölgeleri olan bir hayatım ol...
3 yorum:
ancak insanın gercek dostları, pazar gecesini, korku filmlerinden cıkmıs hastane koridorlarında, huysuz, yasli ve hasta bir kadının ve üstelikte yengeç olan hasta bir kadının ızdırabını hafifletebilmek icin harcar:) Bu huysuz yengec te onları çok seviyor ama:)
Canım yazar, şair kankim.. Ne de güzel anlatmışsın maceramızı.. Süpper olmuş. Olayı bizzat yaşayan olarak ben bile çok güldüm yeminle :o))) Ama bizi gören ahalinin domino taşı misali devrilme tehlikesi geçirdiğini söylemeyi unutmuşsun be tatlım :Pp Demek Kitten şeylek.. Bayıldım ben bu lakaba =))
Master ve Şair Şeyleklerim sizi çok ama çok seviyorum beaaaa :)))
Güzel günlerimiz bir ömür olsun inşallah..
Sevgimle..
Kitten Şeylek
Emlakcini de olmasa haberimiz olmayacakmis tum bu olanlardan! Master Sheylek'ime cook gecmis olsun diyor, guzel yanaklarindan öpuyorum. Yazar Sheylek'cim seni de can-i gonulden teprik ederim cok eglenceli yazmissin. Uzulurken sevindirdin inaan olsun :) Kitten Sheylek sen zaten şahanesin, varligin yeter!
The Last Sheylek :)
Yorum Gönder