Gönül despot bir krallık, güçlü ,hic bir baskıya boyun eğmiyen bir faşist belkide.
Kuralları kendi koyuyor, bugün bahaneler engeller urettirirken akla, yarın bir başkası için gönüllü yıkıyor tüm bahaneleri, özenle üretilmiş mazeretleri.
Gönül güvenilmez bir yol arkadaşı, birlikte çıktıysan da yola aniden rota değiştirebiliyor, yarı yolda bırakabiliyor. Herkese ve her şeye zor kullanılabiliyor da, gönül denince en yüce krallar da en sefil serseriler de oyuncak oluveriyor elinde. Tanrı'nın insanlığa küçük şakası, acizliğini esprili( kendince) ifadesi gibi biraz. Fabrikaları, koca koca şirketleri yöneten kocaman adam ve kadınlar yeni yetme toylar kadar saçmalıyor karşısında.
Herkesi parmağında oynatmaya muktedir kadın ve erkekler tüm becerilerini, tüm şeytanlarını kaybedip boyun eğiyorlar er ya da geç.
Gönle hüküm geçmiyor, ortak kabul etmiyor, paylaşmıyor, taviz vermiyor.
Ama kendini görmezden geleni, red edeni, aklıyla öğüneni maymun ediyor.
İlla ediyor.
Dünyada ki tüm mekanlardan, tüm şehirlerden, tüm aynalardan kaçilabiliyor da o gönül hep o aklı yenip tahta oturuyor. Er- ya da - geç. Yenilgi ne kadar tez kabul edilirse zayiat o kadar az oluyor. Onurlu bir kral ya da kraliçe gibi şehrin anahtarını teslim etmek, halkını yani aklını korumak gerekiyor ama kaçımız bu kadar akilliyiz ki?
Uzman piyade alayı savunmalarımız, cok iyi silahlandirilmis zırhlı birlik korkularımız, asla pazarlık yapmayan general gururlarımız ve kararlarımız var.
En yüksek kale en sesli düşer oysa.
Gönle hüküm geçmez.
Bedenler bile , tenler bile oyuncak elinde. Binlerce kişiyi seven bedenler eline düşünce gönlün, o despot kralın ; bir tek kişiye bile dokunamaz. Bırak dokunmayı yaklaşıp koklayamaz.
Gönül zapt edilemez bir asi, hapsedilmez bir hayalet gibi. Elinde oyuncak olmamak, mahkum edilmemek için yol değiştir, yordam değiştir, kişilik değiştir, ne yol denersen dene. Geldiyse vakti, akacağı denizi bulduysa tutmanın mumkunati yok. Barajlar da, setler de boşuna.
Yine de her birimiz direniriz. Binlerce yıllık galip gelebilme ümidiyle , deneriz şansımızı. Excaliburu çıkaran tek kisi , Arthur olabilme ihtimalini düşleriz.
Gönül birakmadikça, hepimiz nereye gidersek gidelim esiriz.(2012)
Emlakcini:Buralarda yabancıyım,ne yapsam yerel olamıyorum... Amaçsız bir yola çıkıştır bu,yola amaçsız çıkılınca,bir şey bulmak da istemezsin.Karşına iyi bir şey çıkarsa sevinirsin.Kıymetli olur,beklenilmediği ve umut edilmediği için. Mesele şu,siz kıymet bilirmisiniz? Daha da önemlisi ben bilirmiyim? O kadar büyüdük mü????
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Yolları Özlemek...
Acayip yaşlar bunlar... Toy değilsin, yaşlı değilsin, olgunsun ama olmayasın var. Olmama ihtimalin yok. Arafın köprüden önceki son çıkışı g...
-
Geçenlerde saha koçluğu yaptığım ofislerden birindeki danışmanlardan güzel haberler aldım. Sanki artık arda arda bir şeyler oluyor sağol hoc...
-
Saik Faiğe göre insanı en eksilten sevilmediğini kabullenirkenki çaresizliği, eşsiz kılan da başa çıkarken yaptıkları ve yapamadıkları......
-
Yine bir tuhaf gece, yine bir tuhaf muhabbet ve yine yine akla zincirlenen sorular.... Keşke herkes kadar gri bölgeleri olan bir hayatım ol...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder