7 Temmuz 2011 Perşembe

Bir müzik de Aşkı tanımlamak ve masala dönüştürmek........

1996 yılındaydı sanırım,Almanyadan Türkiyeye dönüyorum, Düsseldorf havalimanında bekliyorum. Bu dönüş uzun olacak.Ne bileyim bir daha hep Türkiyeli olacağımı. Hatırlıyorum,turuncu bir pantolonum vardı üzerimde,bavulum kırmızıydı. Saçlarım uzundu.Her zamanki gibi yaz olunca sarışınlaşmıştım.Yani nereye ait olduğumu bilmek mümkün değil. Dünyanın hemen hemen hiçbir yerinde göze batmayan tiplerden biriyim ben.Nasıl oluyorsa da her yerde mutlaka birilerine benziyorumdur. Allah beni böyle yaratmış.
Biraz korkuyorum,biraz heyecanlıyım.Böyle gergin olunca benim ya kitap almam ya da müzik cd'si almam gerekir. Girdim dükkana,o zaman Düsseldorf Havalimanında böyle bir adet dükkan vardı. Rafları tararken bir CD çarptı gözüme,çok da alternatif yoktu gerçi ama... Romantic sound sampler...Çaktırmam,daha doğrusu becerip bu yönümü ortaya koyamam ama çok duygusalımdır.Öyle böyle değil. Bu CD'yi aldım ben. Sonra zıpır bir genç olarak dinlemeye başladım.O zamanlar walkmanlerden sonra discmanler çıkmıştı.Elbette teknomanyak olarak hemen edinmiştim bir tane. O cd'nin içinde bir parça vardı ki yüz yıl arasam bulamazdım. Daha önce grubun adını hiç duymamıştım.Cherche Lune ... Onlar "Dark eyes" diye bir parça yapmışlar. Parçanın hiç bir anlamı yok.Parça panflütle başlıyor,piyano giriyor ve sonra keman eşlik ediyor.Sonra öyle bir yer geliyordu ki sadece solistin tenor sesi ve kemanın sesi geliyordu. O sıralar kimseye aşık değilim.Zaten öyle kolay kolay da aşık olan bir tip değilim.Genelde yalnızlar rıhtımının vücut bulmuş haliyim.ama o an dedim ki işte "aşk" böyle olmalı ve bu ses "aşk "olmalı....
Ayaklarımı uzatmış,kollarımı kavuşturmuş turuncu pantolonum,spor ayakkabılarım ve siyah t-shirtümle 25 yaşında genç bir kız olarak o bekleme salonunda otururken gelecek yılların bana ne getireceğini hiç bilmezken,kalbim boş,ruhum her yere uçmaya hazırken, dedim ki kendi kendime.Bir gün bana bu şarkıyı çaldıracak,bana bu kemanı anımsatacak bir AŞK  yaşamak istiyorum.Ne zamanki bir ilişkiyi yaşarken bu şarkıyı anımsayacağım anlayacağım ki o naif,sessiz,tutkulu,zarif aşkımı bulmuş olacağım.

Şimdi 40 yaşındayım.Evlendim boşandım.Yani sevdim sevildim.Peki acaba ben hiç bir ilişkinin içindeyken bu şarkıyı anımsayıp çaldım mı?
He he he eeee söylemicem işte. Tamam yazıyoruz,paylaşıyoruz da,o kadar da değil. Azcık da merak ediverin.....
Kötüyüm ben kötüyüüüüüüüüüümmmmmmm
Sevgilerimle

Hiç yorum yok:

Yolları Özlemek...

Acayip yaşlar bunlar... Toy değilsin, yaşlı değilsin, olgunsun ama olmayasın var. Olmama ihtimalin yok. Arafın köprüden önceki son çıkışı g...